6 Ekim 2012 Cumartesi

Dün iki buçuk saat boyunca aynı masa etrafında oturduk ve sonlara doğru açılan savaş muhabbeti canımı bir hayli sıktı. Canımı sıkan şey savaş hakkında konuşmak değildi elbette, etrafımda savaşa destek veren insanların olduğunu görmekti. Elim ayağım titredi. Konuşmayı kestim çünkü sesim de titremeye başlamıştı. Sustum. Üst üste birkaç sigara yaktım. Neyse ki derse az kalmıştı ve oradan koşar adımlarla uzaklaştım.

Bugün annemin günü varmış. Akşam üzeri de Neval, Duygu, Esra ve Barış'la buluşacaktık. Bari evden erken çıkıp Kitap Kurdu'nda huzurlanayım. Çünkü bir süredir yine huzurum kaçık. Yine içimden bir şey yapmak gelmiyor. Ne istediğim ve ne bulduğum ve nerede olduğum konusunda korkunç şeyler düşünmeye başladım.

Cognitive psychology dersinde beynimize hayran kalmayı planlarken fakir fakir şeylerde nasıl yanıldığımızı görüp insan beynini küçümsedim. Tabii bunun ucu tanrıya dayandı.

-Kış beni biraz korkutuyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder