12 Eylül 2012 Çarşamba

Sabah kalkıp sırt çantama bir pike koyup AŞTİ'ye gittim. Kamil Koç gelen yolcu peronunda bekledim. Keyf-i Alem Lokanta Kafeterya Aile Çay Bahçesi diye bir yerde çay içtim. Esra geldi. Sarıldık. Koca bavullarını aldık. Tolga bizi almaya geldi. Okula gittik. Esra'nın eşyalarını odasına bıraktık. Sonra benim yurda geçtik. Giriş yaptım. Anahtarımı aldım. Odaya çıktık. Oda arkadaşlarım daha gelmemişler. Yatağımı seçtim. Pikemi örttüm. Biraz dağınık gibi serdim ki gece orda uyumuşum gibi olsun, kimse yatağıma yatmasın. Sonra eve geldim. Birkaç gün içinde diğer eşyalarımı da götüreceğim. Yarın belki odamda uyurum.

Camın önündeki mermere bişiyler koyup üst ranzanın altına ışıklar asacağım. Orayı minik bir yuvaya dönüştüreceğim

6 yorum:

  1. YA BILGE O ODAYI SENINLE PAYLASABILMEK ICIN NELER VERMEZDIM.COK TATLISIN.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. OHA. TEŞEKKÜR EDERİM. SEN DE TATLISIN BENCE.

      Sil
  2. Yurda çıktığın için çok mutluyum. Bunu nasıl açıklayabileceğim hakkında en ufak bir fikrim yok, insanları ve beni anlama yeteneğine güveniyorum ve bu nedenle çabalamıyorum açıklamaya.
    Mutlu olmayı hak etmeyen canlının var olmadığı bir evrende yaşıyor olmamız, bazı insanların mutluluğunu geri kalanlarınkinden daha fazla istememize engel olmuyor.
    Çok mutlu olmanı isterim, her zaman. Ve bunu aynı istekle kendileri için isteyemediğim tüm insanlardan özür dilerim.

    YanıtlaSil
  3. Çok merak ediyorum neden "dela-bebe-beybi" :)

    YanıtlaSil
  4. gülümse şimdi. o yatak cehennemin olucak.
    bir dost

    YanıtlaSil