29 Ağustos 2012 Çarşamba

Şimdi sizlere 2010 yazında başlayıp bugünlere kadar gelen ortodonti serüvenimi anlatacağım çocuklar. Aslında her şey bebeklikte oral dönemimde sorunlar yaşadığımdan olacak, biberon yahut emzik yerine baş parmağım büyüyüp de küçük dilime değerek beni öğürttürene kadar parmam emmemle başladı. Senelerce geceli gündüzlü sol baş parmağımı emdim. Emerken bir yandan da orta parmağımla elmacık kemiğimi okşama sapkınlığında bulunuyordum. O kadar çok parmak emiyordum ki alt dişlerim baş parmağımı yara etmeye, orta parmağım elmacık kemiği tahriş etmeye başlıyordu ama vazgeçmiyordum. İşte, dediğim gibi, o parmak büyüdü de küçük dilime yaklaştı da öyle bıraktım parmak emmeyi. Neyse ki yerine emecek yeni bir şeyler bulmadım.

Seneler boyunca dolgu yaptırmak, diş çektirmek için babamın dişçi arkadaşı Yılmaz amcaya gittim. Yılmaz amca çok iyi ve havalı bir doktordu. Ağlamadığım için bana hediyeler verirdi. Hediye kapabilmek için içime içime ağladığımı nereden bilecekti? Keşke kendisi aileme, dişlerimin çapraşık olduğundan ve bir ortodontiste görünmemin fena olmayacağından bahsetseydi. Canı sağolsundu. Fakat canının sağolmayacağı bir nokta var ki, o kısma şimdi geliyorum.

Lise bire başladığım sene ki bu 2005'e tekabül ediyor, sağ üst diş etimin oralarda bir beyazlık baş gösterdi. BU DA NESİ LAN? desem de, oradan bir diş geldiği belliydi. Bir süre onu görmezden geldim fakat kendisi büyümeye ve kendine yer bulmaya çalışma çabalarına bütün hızıyla devam ediyordu. Yılmaz amcayı affetmeyeceğim nokta ise, çocukluktan itibaren ağzımla muhattap olan bu adam neden kimseye KÖPEK DİŞLERİMDEN BİRİNİN EKSİK OLDUĞUNDAN BAHSETMEMİŞTİ ACABA? Evet dostlarım... Yeni gelen dişimiz, en baştan beri orada bulunması gereken sağ köpek dişimdi. Peki ben nasıl mı fark etmedim? Onun yerindeki diş adeta bana fake atıyordu. Şekliyle şemaliyle kendisi tam bir köpek dişiydi ama aslında öyle değil-mişti. 

Lise ikide ortodontist ortodontist gezdik ve hepsi de sorunun senelerce parmak emişim olduğunda hem fikirdiler. Ayrıca alt çenem fazla dar olduğundan dişlerim ağzıma sığmıyordu. Ben bütün ergenliğimle braket takmayı reddettim. Önce fake köpek dişim çekildi ve orjinaline yer açıldı. Ardından adamın biri damaklık dediğimiz takılıp çıkarılabilen şeylerle yeni gelen kardeşimizi açılan boşluğa doğru sürdü. Bu sırada ergenliğim bütün hızıyla devam etmekteydi ve damaklık denilen şey konuşmamı güçleşdiriyordu. Liseli oğlanlarla komikli şakalı muhabbetler edemiyor, şuh kahkahalar atamıyordum. Bu yüzden 6 ay kadar sonra o damaklığı bir daha takmadım. 

Üniversiteye başlayacağım yaz ise kendimi pek fazla incelemeye başlayıp yeniden tedavi olmaya karar verdim. Yılmaz amcaya muayene oldum ve kendisi beni ortodontik tedavi için hazırladı ama nasıl bir hazırlayıştı bu dostlarım... Dört 20'lik dişimin de çekilmesi gerekiyordu. Bıraksanız 80 yıl daha yerinden oynamayacak kadar gömülü olan 20'liklerimin ameliyatla alınacaktı. Neredeyse alttakiler boğazımda, üsttekiler şakaklarımdaydı... İlk çekimden sonra ağrımdan yatakta çırpınarak bitkin düşüp uyuyakaldım. KORKMAYIN ÇOCUKLAR. Birtakım anatomik bozukluklarım olduğu herkes tarafından bilinir. Yani kepçe bir sağ kulak, yamuk ayak parmakları... 20'liklerimin de normal bir ameliyatla alınmasını bekleyemezdik.. Kökleri, sanki kuranı tuvalete atan kızmışımcasına allahından bulduğu için zor bir ameliyattı. Çektirdikten sonra şişmeye başlayıp bir haftanın sonunda dikişlerin alınmasıyla tamamen normale dönüyordu. Yani, 4 haftada tamamlanabilecek 20'lik Çekimleri Olimpiyatları'nı 4 aya yayarak tamamladım. 

Daha sonra da 10 Ocak 2011'de bir üniversite hastanesinin ortodonti kliniğinde dünyanın en korkunç ortodontisti tarafından tellerim takıldı. İlk başlarda her şey çok güzeldi. Ağrısıyla sızısıyla hayatımda birtakım değişiklikler olduğu için yakınmıyordum. Fakat her ay kontrole gidip de o adamla muhattap olacağımı bilmek beni kahrediyordu. Kendisi karnını doyurup ağzındaki lokması bitmeden gelip bir yandan türkü mırıldanıp bir yandan da etrafındaki herkese bağırıp çağıran bir hayvandı. Hayatımda ilk defa bir insandan nefret ediyordum. AMAN ONDAN BAHSEDİP DE KEYFİNİZİ KAÇIRACAK DEĞİLİM ÇOCUKLAR. Birkaç aydır yok zaten. Yök'te seçime mi girmiş, n'apmış, bir şeyler olmuş, bayadır görmüyorum kendisini, o yüzden baya mutluyum. Yerine asistanları bakıyor. Ah o asistanlar... Onlar ki her ay düzenli olarak fiziksel anlamda benimle yakınlaşan tek erkekler........

Neyse, sıkıldım yazmaktan. Sadede geliyorum. Bayadır "ÇIKARTÇAM SÖKÇEM BEN BU TELLERİ" diye isyan ediyordum ve bugün gittiğimde asistana daha ne kadar takmam gerektiğini sordum. Bu soruyu her kontrolde soruyordum ama her seferinde de "yyeaani biz 5 deriz 3 ayda biter.... 3 deriz 1 yıl sürer...." diyorlardı. Bu sefer eğri oturduk doğru konuştuk. BİR YIL dedi lan. BİR YIL. Ben de çıkartsak nööolur ki? filan dedim. O da hiçbi şey olmaz, şimdiki gibi kalır dedi. Bozulmaz mı? dedim, yeeani gözle görülür bir oynama olmaz, dedi. Birkaç ay daha dursa mı ki, dedim. Yani artık görünüşte bi değişiklik olmaz sadece arkalarda oynamalar olacak ısırmanın filan doğru olması için, dedi. He siktiret o zaman, dedim içimden. 

Önümüzdeki ay ağzımdaki demirleri söktürüyorum çocuklar. Vatana millete hayırlı olsun. Fiziksel acının her şeyin ağzına bile sıçabilen bir şey olduğunu öğrenip acı çekme kat sayımı yükselttiğim yaklaşık iki seneyi pek hatırlamak isteyeceğimi sanmıyorum.

-Gideyim de dişçi yasakladığı halde kola içip tellerime zarar vereyim, içimdeki anarşist ruhu öldürmeyeyim.


14 yorum:

  1. Bilge ilerde pişman olma la. Yani, takarken de kötü durmuyo bence. Sağlığın açısından daha mı iyi olacakmış bir sene daha taksan? Bi fark olmayacaksa tabi siktir et de, endişelendim senin için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ehehe teşekkürler karşim. Ya. Bi bok olacağını sanmıyorum. Kötü durduğundan değil de cidden ağrısı sızısı yarası beresi geçmiyor. YETTİ LAN.

      Sil
  2. Bence dişlerin müthiş derecede düzelmiş. 1 yıl daha bekleyip ne yapacaktı bu adam, bi sıra diş daha mı dizecekti ağzına salkdsaşlfjlçşask

    YanıtlaSil
  3. Neyse kurtulmana sevindim Bilge Teyze, geçmiş olsun çok.

    YanıtlaSil
  4. Teli çıkardıktan sonra şeffaf bi dişlik veriyolar. Ben telleri çıkaralı 2 yıl falan oldu ama hala o dişliği takıyorum. Bi kaç hafta takmayınca gözle görünür olmasa da oynuyo o dişler dilinle hissediyosun yani. Çok pis bi his.

    Telden kurtulmayı istemek nasıl bişey biliyorum, ama ileride bozulma ihtimali varsa çıkarttırmakta bu kadar acele etme bence :)

    YanıtlaSil
  5. Valla ben ne yazık ki "amaan nasılsa düzeldi" diye bıraktım teli tedavi tam sona ermeden, sonra anında eskisine döndü dişlerim :/ simdi de hiç bidaha kalkıp da tel taktırmıyorum cok zor bir olay yeni yeni teknolojiler umup, evrene sikindirik enerjiler yolluyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Imm nası mesela tamamen mi eski haline döndü? Böyle baya. Hiçbir şey olmamış gibi. Her şeyi hiçe sayarak.......

      Sil
  6. Ya tedavinin sona ermesi nedir ya. Bırakın allaşkına dişler düzeldiyse ve teli takan kişi de halinden memnunsa o tedavi bitmiştir. Hem kalıp filan kalmadı diye biliyorum dişlerin arkasına ince bir tel takıyorlar o da dişlerin tekrar bozulmasını önlüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya olm işte öyle olmuyor o iş. Bizim göremediğimiz ve anlayamadığımız birtakım şeyler var filan. Bitmeyince bitmiyor. O kalıp yerine takılan tel de çok tercih edilen bir şey değil sanırım, o yüzden herkese takmıyorlar. AMA BEN YİNE DE ÇIKARIYOM TELİ. KALIP DA TAKMIYOM. NNNAAĞBACAKLAR. HİÇ.

      Sil
  7. Geçmiş olsun ya ben de 3 sene çektim, çene büyütmeler, damaktan gelen iki dişi öne çekmeler, düzgün ısırmak için çenelikler lastikler falan kabus dolu geceler. Şöyle söyleyeceğim, sabit teli çıkaralı 10 sene geçti, diş arkası telini de taktırmadım ve alt dişlerim şuan adeta fotoğraf çektiren kız kankalar gibiler askjd. Sarılma pozisyonunda merkeze doğru kafa eğmeli. Dişler kendi haline dönmek için kaç yaşında olsan da çaba gösteriyor :) nasılsa sıraya girdiler diye koyverme birazcık daha sabret derim. En azından arkaya bi sabit kalıp taktır. De tabi yarası beresi, ağrısı ve her yemek sonrası o tellerin arasını temizlemeye çalışmalar falan, zordur bilirim.

    YanıtlaSil
  8. Telleri çıkarınca verilen düzen koruyucu aparatı takmayı ihmal etme harbi, onu epey uzun takmak lazım sanırım. Gerçi kişiden kişiye de değişebilir, tam bilemedim. Ben aparatı 1 sene gün boyu, 3 sene de geceleri takmıştım ve sonraki 2 sene hiç takmayınca bozulmalar kendini göstermeye başlamıştı. Umarım onun teknolojileri ilerlemiştir hakkaten.

    YanıtlaSil