1 Temmuz 2012 Pazar

'cause I'm true blue.

Dün yeniden true blue olayım diye saçlarımın uçlarını maviye boyatmaya gittim. Bu sırada fiyatlarını sapıkça bir şekilde artırdığını öğrendiğim kuaförüme veda edip kendime yeni bir yer buldum. Maviye boyatmak çok riskli iş. Şimdi öncelikle çabuk akmasını, sarıya dönüşmesini filan geçtim, gidip koyu bir laciverti bana mavi diye yutturmaya çalışma ihtimalleri de yüksek. Eski kuaförümle 1buçuk yıl boyunca denemediğimiz mavi tonu kalmayana kadar o boyayı bu boyayla karıştırarak en sonunda istenen true blue'yu bulmuştuk fakat kendisi bütün geçmişimizi sikip atmış olacak bana hiçbir güzellik yapmadı. Dün yeni bulduğum bir hayli varoş kuaförün iddialı konuşmaları kalbimi kazandı ve 3 saat boyunca kıçımın üzerinde oturup bekledim. Sonuç: Adam istenen maviye tek seferde ulaştı ulaşmasına da, kendisiyle benim "uçları boyayalım" anlayışımızın bir hayli farklı olduğunu gördüm. Yer yer bırakın uçları tepelere kadar varayazan maviler vardı. Neyse dedim n'apalım, uzadıkça uçlara inecek zaar. Bilemiyorum, belki de adamın terlikle dolandığını baştan fark etmem gerekiyordu.
















Bu şarkıyı ilk dinlediğimde saçlarımın sol tarafı maviydi. TRUE BLUE BENİM LAN! diye sevinmiştim. Sonra "Keşke bu şarkıyı dinlerken beni düşünecek biriyle tanışsam." diye yazmıştım. Yani anlayacağınız, sırf True Blue dinlerken beni düşünecek biri olsun diye yine kıydım saçlarıma.

6 yorum:

  1. Yer yer tepelere varayazan maviler olması sadece uçların mavi mavi olmasından daha güzel gibi geliyor kulağa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmem haklı olabilirsin aslında..

      Sil
  2. ben de Ankara' dayım ve o kuaförün adresini istiyorum. Güvenemiyorum kimseye. Başka bir renge boyatacağım. Ve ne kadara yaptı?
    bu arada güzel olmuş bence

    YanıtlaSil
  3. Yanıtlar
    1. şarkıyı benden ayrı olarak bilen birini kast etmiştim sanırım bunu yazarken.

      Sil