14 Ocak 2020 Salı

Babamız bizi sevmedi
Çirkiniz.

2 Ocak 2020 Perşembe

2020'den herkese merhaba, merhaba!

Geçtiğimiz yıl içerisinde çektiğim video'ları birleştirip bi 2019 şeysi yapmak istedim ama teknik aksaklıklardan dolayı yapamadım. 

Eski blogger'ız, eskiden youtube mu vardı, video edit mi vardı, YAZI VARDI YAZI. Bana da bu yakışır. Merak eden okusun etmeyen son paragrafta 2 cümle özet var oraya bakabilir.

Ocak 2019
2019 Ocak'a Betül ile uçak kaçırarak başladık. Ocak'ın ilk haftasında Osman'ı askere yolladım ve ev arkadaşımın uyuz kapmış olduğunu öğrendim, cildiyeye gidip kendimin kapmadığını ama yine de bütün vücuduma, i mean, BÜTÜN VÜCUDUMA, bir uyuz losyonu sürmem gerektiğini öğrendim ve Arda'nın İstanbul'a geldiği o haftasonunu Sena'nın evinde geçirdik. Takip eden günlerde evde çamaşır makinası asla durmadı ve Müge Anlı Palu Ailesi izlendi. Nilsu Türkiye'den uğurlandı. Okul projesinin ilk dönemindeki beybilere veda edildi, sanatlı instagram hesabımı açtım, faceapp denilen application ile oynarken erkek halimin koordinatörümün kocasının aynısı olduğunu fark edip dehşete düştüm (kendisine göstermek istememiştim ama göstermek durumunda kaldım, daha sonra ilişkimiz yokuş aşağı yuvarlandı...), 5 gün üst üste erişte yedim, seneler sonra yüksek ateşli hasta oldum ve Arda beni iyileştirdi, Görkem'i askere yolladım, güneş gözlüğüm kırıldı. Doğalgazımız mühürlendi ve ilk kez ayva tatlısı yaptım.

Şubat 2019 
Arda'yla kilisede mum diktik, Tatavla'da random rakı içtik ve space cake yaptık, çalışacağına çok inanmadığımız space cake çalıştı ve Betül ayaklarını kaybetti, bu sırada hava Şubat ayına göre çok bebeksiydi, Bashar sonunda New York'a gidip hanımına kavuştu, Alptuğ, aka yeğenim  beni ilk defa öptü, Corvus'ta gündüz birası içerken Amsterdam'a gitmeye karar verdik, yetişkin eğitimci eğitimi aldım, Öykü İstanbul'a taşındı, yeni dövme yaptırdım, spora başlayıp çok fazla yer fıstıklı proteinli süt tükettim, Melih İstanbul'a taşındı ve onunla bir sürü resim yaptık, Alptuğ'u oyun parkında eğlemeye çalıştık ama yüzünü pek güldüremedik, hava artık ısınacak sanarken birden kar yağmaya başladığı günün akşamı Arda-Deniz-ben Tatavla'da rakı içtik, kalkarken shazam'dan video çekmeye çalıştığımı iddia eden belgeler oluştu. Osmanlarda Monopoly oynadık ve Ömer tarafından bully'lendik, bu sırada evde yemek yapma alışkanlığım oturmaya başlıyordu, okul projesinde pantomim atölyesine başladık ve uzun zamandır işten bu kadar keyif almadığımı fark ettim.

Mart 2019
Arda'yla detoksumuzun sonlarına doğru minik bir kaçamak yaptık, Öykü'ye doğum günü ve ev hediyesi aldık, havanın aşırı güzel olduğu ve izinli olduğumuz bir gün Ikea'ya gidip eve bir şeyler aldık, dönerken yoldaki mimoza çiçekçilerinden bir demek mimoza aldık, akşamında ben 8 Mart yürüyüşüne katıldım, sonra çokça alkol tükettik, eve dönerken köpeği elini ağzına sokarak sevmeye çalışan Arda!yı köpek ısırdı ve gece 3'te hastaneye gittik.Bu, en eğlenceli ve harika günlerimizden biri oldu. Öykü'ye ev hediyesi olarak Inseperable isminde bir resim yaptık ve havalar ısındıkça Nişantaşı'na yürüyüp kahve aldıktan sonra Mıstık Parkı'nda oturduğumuz rutinimiz başlamış oldu, Temmuz ayı için olmayan paramızla aşırı pahalı Amsterdam biletleri aldık, spora devam ettim, Kurtlarla Koşan Kadınlar'a başladım (hala bitmedi), Ekrem İmamoğlu'nu seçtim ama seçtirmediler.

Nisan 2019
Havalar ısınmaya başladı, pantomim atölyelerimiz devam etti, iş yerinde dertlerim başladı, Arda'yla Marşandiz YHT Tren Deposu'nda enteresan bir gece geçirdik, Arda 5 haftalığına Kastamonu'da yaşamaya başladı, Betül'le zengin olmaya karar verip çalışmaya başladık, bir gece çok rakı içip masadan kalkan arkadaşlarımın gittiklerini hatırlamayıp ben tuvaletteyken benden kaçtıklarını düşünüp çok üzüldüm, Sabancı Ünv'de atölye yaptım, spora devam ettim, Arda'nın ailesiyle tanıştım, 23 Nisan'da Betül'ün pantomim atölyesi sahneye çıktı, benim çocuklarım çıkamadı, öfke kontrolü çalışırken çocuklardan biri oyun hamurunu yedi, Maşukiye'de Arda'nın halası, eniştesi ve kuzeniyle tanışıp harika bir haftasonu geçirdim. Betül'le zengin olma planlarımızın ilk adımını gerçekleştirip sembolik bir para kazandık ve parayı hemen ezdik. İstifa edip Ankara'ya taşınma düşünceleri yavaş yavaş bütüün hücrelerime yayılmaya bu ay başladı.


Mayıs 2019
Yer fıstığı ezmesi yeme hastalığına yakalanıp haftada 1 kavanoz yemeye başladım, reflü olmaya yaklaştım, sporu bıraktım, uykusuz günler geçirdim, iş için Şanlıurfa'ya gittim ve otel odasında da fıstık ezmesi yedim, doğum günümü kutlamak için Arda'yla Kabak'a gidip harika 2 gün geçirdik, sigortasız rastalı gezginlerle taşak geçtik, aynenler bana doğum günü hediyesi benim kendime pahalı diye alamadığım marker'lardan aldılar ve resim yapmaya devam ettim, iş yerinde geçen sene olsa aşırı sevineceğim bir teklif aldım ama kabul etmedim çünkü artık geçen senede değildik, Arda'yla Pancar'da rakı içerken birbirimize açık ve de net evlenme isteğimizi beyan ettik, Nilsu tekrar Türkiye'ye geldi tekrar kavuştuk, Alptuğ yavaş yavaş iletişim kurmaya başladı, okul projesinde 2. dönem beybilerine veda edildi ve yaz sonu istifa etmeye karar verdiğim için gördüğüm son okul projesi beybileri oldu. Amsterdam için vize aldım. Balım tarafından ilk defa ciddili saldırıya uğradım ve benim pantomim çocuklarım da sonunda sahneye çıkabildiler. Bunun için çok uğraştım, İstanbul'u sellerin bastığı ve pantomimcilerin makyaj malzemeleri ile gösteriye katılamayacaklarını söylemeleri üzerine yeni malzemeler alıp ne olursa olsun o gösteriyi gerçekleştirmek, içimde solmaya başladığını sandığım bazı şeylerin yeşil kaldığını görmemi sağladı. Arda'yı sonunda Balat'a ve tabii ki Forno Pide'ye götürebildim. 

Haziran 2019
Mayısın son akşamı Balım tarafından 2. ciddi saldırıya uğrayıp bavulumu toplayıp Öykü'nün yardımıyla evden kaçtım. Yani böyle diyince garip oldu, zaten bayram için bavulumu toplayıp evden çıkacaktım, ama eylem çıkmaktan kaçmaya dönüştü. Ankara'da bayram kahvaltısı yaptıktan sonra Arda'yla ilk uzun tatilimize, Kaz Dağları'na yola çıktık. Fikifontolar, kızlı tavşan, arkadaşını dereye iten gamsız adam ve garip arkadaşı, mekanın kaslı bayan sahibi, Arda'nın baş parmaklarını evlendirmesi (sanki bu anın fotoğrafı var gibi, aslında yok, ama var ve fotoğrafı bir yerlerde kaybolmuş gibi), fosforlu Husky çadırlı dealer kampçı ve çadırından izinsin alıp ormana saçtığım turuncular ve dersane turkuazı... 2 gece kamp maceramızı şişme yatağa rağmen sonlandırıp yataklı duşlu pansiyona kaçmamız ve tatili bitirmemiz haziran ayına tekabül eder. Görkem aniden 4 aylığına iş için Malta'ya gitti ve buna aşırı üzüldüm. İstanbul'a dönünce günlerim Balım bana tekrar saldıracak korkusu ile yavaş yavaş taşınmaya başlamam ve eşyalarımı satmak üzere internete koymam lazım stresleriyle geçti. İş yerinde darlanmalara da devam edip istifaya gün saydım, saçlarımı küt kestirdim, ilk kez iş yeri rakısına gidip aşırı içtim, sonunda Bilkent Senfoni Orkestrası'nın Film Müzikleri konserine gidebildim. Amsterdam'a gidebilmek için klimamı Melih'e sattım. Tekrar Ekrem İmamoğlu'nu seçtim, bu sefer seçtirdiler.

Temmuz 2019
Temmuz'un ilk günü istifa mektubumu verdim, bi haftasonu Betül'le Kadıköy'de aşırı içtim ve sabaha karşı eve döndükten sonra saatlerce kusamayıp öğürmekten kaburgalarım ağrıdı, eşyalarımı satmaya çalışmaya başladım, Şubat ayında olmayan paramızla aldığımız Amsterdam biletlerimizin hiç gelmeyecekmiş gibi olan tarihi geldi ve gittik, harika günler geçirdik, Arda bana Leiden'da kaldığımız evin kanal kenarındaki balkonunda evlenme teklifi etti ve ona evet demeden önce cevaben "really?" dedim. Ama i said yes durumu da oldu, sıkıntı yok. Truffle yedik ve Leiden'daki yaşlıların hem çok yaşlı olmalarına, hem de şehirde çok yaşlı olmasına aşırı şaşırıp durdum. Yani sağlıklı, sosyalleşen, fit ve dinç ve kocaman yaşlı adam ve kadınların hem kendileri, hem de yaşları çok fazlaydı. Ayrıca tek bir Dutch kelimeye muhtaç olup dünyadan aşırı soyutlanmış hissettik. Bi tane techno club'ta Arda'nın doğum gününü kutladık ve orada tanıştığımız 2 Amerikalı, 1 Koreli ve bir Avustralyalı ile Amerikalıların arkadaşının evine gittik. Giderken normal bir evdir ve spotify'dan şarkı markı açıp partiye devam ederiz sanmıştık fakat ev kanal dibindeki 4 katlı evin tamamıydı, biz evin giriş katındaki parti alanında ağırlandık, evde hayvan gibi dj oyuncakları vardı, Amerikalı çocuk meğer dj'miş ve bize 2 saat aralıksız set çaldı. MÜKEMMEL. Çeşitli mekanlarda nahcos yedik, hava yağmurlu olduğu için bir coffee shop'tan diğerine sürüklendik ve hepsi birbirinden güzeldi ve her güzel şey gibi Amsterdam tatilimiz de son buldu. Eşyalarım satılmaya başladı, ev yavaş yavaş boşaldı ve en sonunda tamamen toparlanıldı, Arda, Öykü, Can Berk ve Muratcan'ın yardımlarıyla Feriköy faslı da kapanmış oldu. 

Ağustos 2019
Öykü'de yaşamaya başladım. Ağustos'un 9'u son iş günümdü ve bana veda rakısı yapıldı. Rakıda çok sarhoş oldum ve genel müdüre bazen iş yerindeyken facebook'a falan girdiğimi söyledim. 1 duble daha içsem ne bazeni, genel olarak bir sürü şeye girdiğimi, hatta birkaç kere dizi bile izlediğimi söyleyebilirdim. Balım'ı Ankara'ya yolladım. 1 ay Duygu'da kaldı. Meltem ve Andrew geldi, onlarla da çok içildi, çok gezildi, bayram için Ankara'ya gittim, Hacer ve Ozan'la Corvus'a gittik ve 15 dk sonra aşırı sarhoş oldular ve bununla hala dalga geçiyoruz. Arda'yla Ayata'ya gittik, wüff çok iyiydi, döndüğümüzde yine ufak bi detoksa girdik, artık işe gitmiyordum ve bu biraz garip, biraz değildi, Arda'yla Öykü'nün iş yerinde call center'lık yapıp toplam 600 tl kazandık, onu da hemen ezdik çünkü para bize batıyor. 

Eylül 2019 
Seramik kursuna başladım ve aşırı sevdim, birtakım mumluklar, skulent saksıları falan yaptım, psikodrama atölyelerine katılıp aklımı yitirdim, Öykü'yle küsüştük, Melih'e taşındım. Burası İstanbul'daki ilk evimdi. Şehre bu şekilde bir veda hoşuma gitti. İstanbul'da deprem oldu. Çok korktum. Deprem olmaya devam etti. Melih'le bir akşam deprem korkusundan uyuyamayıp Üsküdar sahilde çekirdek çitlemeye gittik. Balım başka bir eve transfer oldu. Eylül ayı hüzünlü ve garip geçti, ay sonunda Arda askere gitti ve sms ile iletişime geçtik. Esra Ankara'ya taşındı. Osmanlarla Balthazar konserine gittik. İstanbul'dakilerle dönmeden önce bir veda planlamak istedim, sonra bunu istemediğimi fark ettim. Perma yaptırdım ve bu sefer tutmadı.

Ekim 2019 
Ekim'in ilk günü Ankara'ya kesin dönüş yaptım. İlk hafta biraz zorlu geçti. Zaman zaman olanların hepsi yavaş yavaş ve planlı da olsa anlam vermekte zorlandım. 28 yaşımda, aile evimde, işsiz ve parasızdım. Harçlıklarla yaşamaya başladım.  Öykü Ankara'ya taşındı. Arda askerden döndü. Alptuğ 2 yaşına girdi. Kalan eşyalarımı almak için tekrar İstanbul'a gittim. Öykü'yle barıştık. Permamı beceremeyen kuaförden paramı geri isteyip başka bir yerde tekrar yaptırdım. Arda'yla aynı şehirdeki yeni tempomuza alışmaya başladık. Hiç olmadığımız kadar parasız kalmaya başladık. Sık sık ablama gittim. Sena Amerika'ya taşındı. 

Kasım 2019
Öğlene kadar uyuyup durdum, çok fazla uyudum, hep uyudum, ama yorgunluğum geçmedi. Balım'ı ziyarete gittik. İşlere başvurdum ama hiç dönüş alamadım. Hacer ve Ozan'la rakıya gittik ve aylar önce 15 dakikada sarhoş olmalarının üzerini kapatırcasına içtiler ama o günle dalga geçmemiz sona ermeyecek. Ufak bir aile faciasının kıyısından döndük. Detoksumuzu böldük. Annem ameliyat oldu ve ilk defa hastanede refakatçilik yaptım. Anneme Arda'yı ve planlarımızı anlattım, çok sevindi. Six feet under'a başladım ve ilk izlediğimde pek de bir bok anlamadığımı fark ettim. Evde çok fazla vakit geçirdim. Annemle ve ablamla ilişkimiz level atladı. Babam'a duyduğum ve tanımlayamadığım öfke, yolumu sandığımdan daha sık kesti. 

Aralık
Balım'ı tekrar ziyarete gittik, götü kocaman olmuş. Öykü tezini sundu.175 tl kazanacağım diye bir çeviri işine girdim ve kadın google translate'ten destek aldığım için ağzıma sıçıp paramı vermedi. Neyse ki bu olayın olduğu gün bir iş görüşmesine çağrıldım ve işe başladım. Kira ödemeyip ev alışverişi yapmadığım bir düzende maaş alacak olmak beni çok mutlu etti. 2019'un son haftasında yeni bir işe başlamış oldum. Çok istediğim bir iş olmasa da yeniden bir işe yaramak iyi hissettirdi. İş ortamım ve iş arkadaşlarım eskisinden çok daha farklı olduğu için biraz özlem duygusu hissettim. Çalışmakla ilgili hevesimin ve benden istenmeyen şeyleri bile özenerek üretmenin verdiği keyfi yeniden hatırladım ve bu beni mutlu etti. İstediğim tarzda işlere göre çok daha basit ve zaman zaman burun kıvırdığım bir şey, ama kendimi huzurlu ve mutlu hissettim. Sanki bütün hırsları ve egoları bir yana bırakıp bir köyde inzivaya çekilmişim gibi hafifledim. Aynı zamanda paranın değerini daha iyi anlıyormuşum gibime geldi.  Betül geldi, Nilsu geldi, yine kavuştuk ve 2019'u beraber bitirdik. 

Okumadım özet geç
İçindeyken çok anlamadığım ama dışarıdan bakınca 12 ay için çok fazla değişiklik yaşadığım inanılmaz bir seneydi. Büyük büyük kararlar aldım, daha da önemlisi hayatımda ilk defa kararlarımın ardından aksiyon alabildim. Her zaman yanımda olup bana eşlik eden, beni cesaretlendiren ve bana destek olan sevgilim, canım Arda ve güzel arkadaşlarım ve yeniden tanımaya başladığım ailem ile, bütün değişimlerin tam ortasından, yeni yeni yıllara...

14 Aralık 2019 Cumartesi

Bazen anneme durduk yere ters davranıyorum. Hiçbir sebebi yokken. Bana herhangi bir şey sorduğunda, benimle muhabbet etmeye çalıştığında ya da mesela bir yer ya da bir dizi hakkında konuştuğunda. Bazen gelip açıkça "Bilge benim yanımda otursana biraz, canım çok sıkılıyor." diyor. Yanına gidip surat asıyorum, yuh. O anlarda, yani ters davranırken bile vicdan azabı önden ilerliyor. Ters davrandıktan sonra zaten aşırı üzülüyorum. Geçenlerde durduk yere ZBAM diye acı bir farkındalık yaşadım. Sanırım bütün çocukluğum böyle geçti. Anneme hevesle bir şey anlattığımda, ona bir şeyler sorduğumda, benimle ilgilenmesini açıkça dile getirdiğimde... Bu tam olarak ondan öğrendiğim bir şeymiş meğer. Bu ilgisizlik ya da geçiştirme gibi de değil. Bildiğin soğukluk, rahatsız olma, iteleme gibi çirkin bir şey.

Dört sene önce İstanbul'a, bütün bunlarla yüzleşmek için yeterli güce ve olgunluğa erişmeyi beklemek için gitmişim gibi.

2 Aralık 2019 Pazartesi

Eve dönüşüm ve seneler sonra yeniden Six Feet Under'a başlayışım,

Nate'in eve dönüşü ve ailesini daha yakından tanımaya başlaması... Güzel denk geldi. Tesadüf de denemez aslında, denk getirdim.

Annem geçen hafta dizinden ameliyat oldu. Kimse annesini öyle çaresiz, acılar içinde ağlayarak görmesin. Hastanedeki ikinci gününde bacak egzersizlerini yaptırdım. Ne kadar uzak kalmışız aslında diye düşündüm. Annemin ayağına en son ne zaman dokunmuştum? Ya da saçlarına? Dün annemi yıkadım. Yumuşacık pofik bir bulut gibi. İlişkimiz birkaç günde birkaç level atladı ve bugün ona evlenmeyi planladığımızı söyledim. Çok sevindi. Bana babamın kendisini gül kurusu elbisesinin içinde görüp çok etkilendiğini anlattı. Bilmediğim bir hikaye. Neden bilmiyordum? Neden bu kadar uzağız?

Belki de şimdiye kadar idare ederek yürüttüğümüz ilişkimiz -kesinlikle birden bire çocukluğumdan beri kıskandığım arkadaşlarımın anneleriyle olan ilişkilerini yaşamayacağımızdan eminim- biraz daha karşılıklı anlayışla bezenir...

-ah bu ev ve bu aile... siz ne çeşit illüzyonlarsınız?

13 Kasım 2019 Çarşamba

Aylak Madam'dayım.

Üniversite birinci sınıfta derslere girmeyip calculus çalışmak için geldiğim ve 6 saat The Office izlediğim masaya oturdum. Bir sürü şey aynı. Mesela buranın harika renkleri, benim pek de büyümemem, 1 saat içinde havanın aşırı soğuması ve daha bir sürü şey.

26 Ekim 2019 Cumartesi

Merhaba.

25 gündür Ankara'dayım. Hem sanki hiç evden gitmemişim gibi, hem de hiç de öyle değil gibi. Zaten aile evimi evim gibi hissetmiyordum. Hem ailecek de çok sık taşındığımızdan, hem İstanbul'a taşınmadan önceki son yıllarda yurt ve ev arasında göçebe yaşadığımdan, hem de fiziksel olan ev hissinin haricinde ailemle de aramızın süper olmayışından, zaten benim çok uzun zamandır evim yok aslında. İstanbul'da da olmadı. Herkesin farklı arayışları varsa, benimki bir ev mi acaba?

1 senedir et yemiyorum. Annem bugün kuru fasulye yapmış. 2 tencere. Birisinde et var, diğerinde yok. Sanki bu biraz ev gibi mesela. Ankara zaten ev. Home is where heart is ise, Arda da ev.  Yani aslında evde sayılırım ve gittikçe ev-leneceğim diyebiliriz.

-whoops.

13 Ekim 2019 Pazar


Ailedeki en sevdiğim insan ile teyzeliğimin ikinci yılını kutluyoruz. İlk buluşmamızda da dediğim gibi, "I will always have gum."