17 Ocak 2019 Perşembe

Merhaba.

Adulting'le olan savaşım son buluyor derken başıma yeni olaylar geliyor. Her şeyin yolunda olduğu sıradan bir gün. İşten çıkıyorum, aklımda ayva tatlısı yapma planları var. Vay be diyorum, ne kadar da adult'ım. Metrodan eve yürürken annemi arıyorum, tarifle ilgili birtakım püf noktaları alıyorum. Markete uğruyorum. Karanfil, çubuk tarçın, ayva ve hatta kaymak alıyorum. Eve gidiyorum.

Sonra bir de bakıyorum evde gaz yok.
Kombi de çalışmıyor.
Kombi yetkili servisini arıyorum, diyor ki gazınız yoksa bizle ne alakası var...
Haydaa.
Nasıl yani.
Kaloriferler soğumuş.
Sıcak su yok.
Kombici beyler "sayacınızı kontrol edin" filan diyor.

Doğalgaz sayacımız nerede acaba tam, giriş katta bir sürü sayaç var gidem de oraya bakam diyorum. Harbiden de bir sürü sayaç var. Bir bok anlamıyorum ama. Yukarı çıkıp ev sahibinin oğlunu arıyorum. Biraz sonra geliyor sağolsun. Sayacınız mühürlenmiş aha işte, diyor, kafasını hafif yukarı kaldırarak. Doğalgaz sayaçları dairenin olduğu kattaymış meğer, whoops. Sonra aklıma geliyor. Ağustos'tan filan kalma 7-8 liralık birtakım ödenmemiş faturalarımı hatırlıyorum. Hayır yani, 5 ay mı yani bunların son ödemesi, mühürleyecektiniz madem, gerçekten bugün mü? Neden bugün? Ayrıca mühürleme işlemini yapan kişiler neden bu kadar gizemli? Neden kapıyı çalıp haber vermiyorlar ya da kapıya küçük bir not bırakmıyorlar? Mal gibi evin içinde "gaz neden olmayabilir bir düşüneliiimmm" diye volta atmamız mı gerekiyor illa? Kendileriyle eve gelirken kapıda karşılaşsaydık neler olacaktı? Kendileri kaç kişiler? Bu işlemi bir kişi yapıyor olabilir mi? Sayaç tavana çok yakındı, bu işi yapmak için uzun boylu mu olmak gerekiyor yoksa küçük bir tabureyle mi çalışıyorlar. Ya da mesela selfie çubuğu gibi uzun bi itemle mühürü "çıtınk" diye takıvermeye yarayan bir alet mi var?

Sonuç olarak eski salak borçları hemen ödedim, fakat mühürün kaldırılması için gerekli olan yasal süre 48 saatmiş. Sıcak su ya da ısınma problemi pek umurumda değil.

Adulting'in iş çıkışı eve gelip ayva tatlısı yapma kısmına ulaştığımı sanarken "devlete faturalarımızı zamanında ödemeliyiz" kısmını aşamadığımı fark etmek beni biraz üzdü.

Ama gerçekten, kendileriyle kapıda karşılaşsaydık neler olacaktı?

DURUN LÜTFEN! MÜHÜRLEMEYİN! AYVA TATLISI YAPICAM!!!

ps: google arama geçmişimde "sayaca takılan mühürü sökme, doğalgaz sayacı mühürü, mühür sökme cezası" gibi şeyler var. Damn...O tatlıyı yapmayı gerçekten istemiştim dostum... Hatta söküp biraz doğalgaz kullanıp, mühürcü bireyler fark etmeden geri takmayı bile düşündüm. Ama yerinden oynamıyor namussuz.




















Umarım mühürü sökmeye ben evdeyken gelirler. Kulağım hep kapıda. Tam sökerlerken birden kapıyı açıp bütün bu gizemi sonlandıracağım.

edit: Ertesi sabah işe gitmek için hazırlanırken kapı çaldı. Açtığımda şu manzara ile karşılaştım:



Evet, gizemlerimiz çözüldü. Mühürcü bireyler tek kişiden oluşuyormuş ve boyu ne çok uzun ne de tabureye ihtiyaç duyacağı kadar kısaymış. Sanırım boyu kısa olan benmişim.

Akşam da ilk ayva tatlımı yaptım.



























Aşırı güzel oldu. Bundan sonra olayım ayva tatlısı. Kendime 27 yaşımda kışı sevdirecek bir şey buldum sonunda.

Sorunların böyle birer birer çözülmesinin hastasıyım.

28 Aralık 2018 Cuma

Uykundan uyanıp aşırı mutlu olduğuna şaşırıp uyumaya devam edecek kadarlı.

-merak ediyorum, çok merak ediyorum.

27 Kasım 2018 Salı

Günler öyle geçip giderken bir anda nasıl da mistik kokuverdi, anlayabilmiş değilim. Şöyle bi arkama yaslanıp her şeyi kronolojik olarak dizmeyi deniyorum anlayabilmek için, azıcık anlar gibi olucam, tam olucam, hop, tekrar gidiveriyor. Beynimin bu çalışmayan halini sevdim. Anlamasam da olur. 

-onunla diğer mevsimler nasıl oluyor diye hemen bi bakıveresim geliyor. 

7 Kasım 2018 Çarşamba

Merhaba.

Bayır aşağı koşuyorum, umarım çarpmam.

15 Ekim 2018 Pazartesi

Geçen sene bugün gün boyu Ozan'da sims oynadıktan sonra akşam annemin ABLAN DOĞURUYOR telefonunu alıp uçarak (hayır  hiç de uçmayarak, önce kendi evime ordan esenler otogara) Ankara'ya gitmiştim. Benim hayalimde sabaha doğru doğması falan vardı ama ben otobüse bindiğim sırada, yani sanırım bu saatlerde doğmuştu. Güleç yüzlü minik balığım Alpkuş, iyi ki doğdun.



Haftasonu hem köyümün başkent oluşunu hem de Alptuğ'un doğum gününü kutlamak için Ankara'ya gittim. "Acaba ne kadar kaldı geri dönmeme" diye düşündüm durdum.

Gelirken bir çanta dolusu daha kitap getirdim. Bu ikiye bölünmüşlük kolaylaşacağı yerde iyice zorlaşmaya başladı.

-izleyip göreceğiz.


8 Ekim 2018 Pazartesi

sevgilim sevgilim
kuzey sanrısı gibidir
geceyi beşe filan böler
sonra ayılar hüzünden ölmez
sevgilim sevgilim
açlıktan ölür onlar

işte bundan ötürü
hüznü artık bir ayıya bıraktım
sevgilim sevgilim
bir ayıya
ister ormanda kullansın
ister buz dağında

                             Turgut Uyar

5 Ekim 2018 Cuma

İstanbul'da 3. senem.

Sanki 16 senedir buradaymışım ve yaşanacak bir şey, tanışacak insanlar, biriktirecek anılar kalmamış gibi hissediyorum. 

Bazen de çok kısa bir anlığına şöyle hissediyorum: BELKİ DE EĞLENCE YENİ BAŞLIYORDUR? OLABİLİR Mİ BÖYLE BİR ŞEY?

Sonra bu hissim bir anda kayboluyor: Yok beeee too old for this shit.

-lütfen olsun çünkü.