13 Kasım 2019 Çarşamba

Aylak Madam'dayım.

Üniversite birinci sınıfta derslere girmeyip calculus çalışmak için geldiğim ve 6 saat The Office izlediğim masaya oturdum. Bir sürü şey aynı. Mesela buranın harika renkleri, benim pek de büyümemem, 1 saat içinde havanın aşırı soğuması ve daha bir sürü şey.

26 Ekim 2019 Cumartesi

Merhaba.

25 gündür Ankara'dayım. Hem sanki hiç evden gitmemişim gibi, hem de hiç de öyle değil gibi. Zaten aile evimi evim gibi hissetmiyordum. Hem ailecek de çok sık taşındığımızdan, hem İstanbul'a taşınmadan önceki son yıllarda yurt ve ev arasında göçebe yaşadığımdan, hem de fiziksel olan ev hissinin haricinde ailemle de aramızın süper olmayışından, zaten benim çok uzun zamandır evim yok aslında. İstanbul'da da olmadı. Herkesin farklı arayışları varsa, benimki bir ev mi acaba?

1 senedir et yemiyorum. Annem bugün kuru fasulye yapmış. 2 tencere. Birisinde et var, diğerinde yok. Sanki bu biraz ev gibi mesela. Ankara zaten ev. Home is where heart is ise, Arda da ev.  Yani aslında evde sayılırım ve gittikçe ev-leneceğim diyebiliriz.

-whoops.

13 Ekim 2019 Pazar


Ailedeki en sevdiğim insan ile teyzeliğimin ikinci yılını kutluyoruz. İlk buluşmamızda da dediğim gibi, "I will always have gum." 

1 Ekim 2019 Salı

Merhaba.

Kendime çok ayıp. Bu blog'ta görülmemiş bir şey; 2 ay sıfır yazı. İnanılır gibi değil. Hem de en sevdiğim aylardan biri olan Eylül'de asla yazmamışım. Yazmadım. Kafam pek yerinde değil. Birincisi yaklaşık bir senedir aşığım ve bu durum hali hazırda devam ederken bir de burada bahsetmiş bulunduğum istifa ediş, evi kapatış, boş yapış ve Ankara'ya kesin dönüş işleri beni ne olursa olsun her ay en az 1 yazı yazdığım blog'cuğumdan uzaklaştırdı.

 İstifadan sonra azıcık kafamı dinleyip İstanbul'da son maaşımı yeme hayallerim pek kurguladığım gibi gitmedi ve inanır mısınız bir kere daha, evet, yanlış görmüyorsunuz bir kere daha yer değiştirdim. Ve 3 haftadır kaldığım ev, İstanbul'daki ilk evim. Başladığım yerdeyim -daha az enerji ve daha az para ve daha kalın bacaklar ile-

Yarın Ankara'ya kesin dönüş yapıyorum. Kısa süre sonra kalan eşyalarımı toparlamak için tekrar geleceğim ama mental olarak bu bir kesin dönüş. Kendimi bu dönüş ile ilgili bir şeyler hissetmeye zorladım. Pek başarılı olamadım. Burada hayatıma girenlerle bi veda rakısı yapmak istedim, sonra bunu aslında o kadar da istemediğimi fark ettim. Kendimi asla adult hissetmediğim için adulting meselesini kapatmıştım ama adulting diye bir şey varsa o da bu herhalde. İnsanlarla o kadar da görüşmek istememek. Çevrenin küçücük kalması ve bunun hiç de üzücü olmaması.

Arda askere gitti. Yerel seçim hafta sonu hariç her hafta sonu görüşerek kusursuz bir şekilde yürüttüğümüz ve benim Ankara'ya taşınmamla taçlanan uzak mesafe ilişkimiz Türk Silahlı Kuvvetleri yüzünden 3 haftalık bir sekteye uğradı. Ama ilk haftası bitti bile. Konfetttiiyyyss.

Ve şu dizeleri yazmak için mi geldim acaba?

Eylül toparlandı gitti işte
Ekim falan da gider bu gidişle 

30 Temmuz 2019 Salı



Merhaba.

Bir önceki yazıda bahsettiğim bütün adımları tamamladım. Haftasonu güzel insanlarımla yorucu ama çok eğlenceli bir nakliye gerçekleştirdik. Geçen seneki taşınmamdaki tek başınalığımın karma point'lerini yiyorum sanırım. Çok fazla eşya dağıttım, attım, sattım. Buna rağmen hala çok fazla eşyam var ama yine de hafiflemiş hissediyorum. 8 iş günü sonra da işsiz olacağım. HARİKA DEĞİL Mİ ?! Umarım işsizliğim tam planladığım gibi 2 ay filan sürer. Çünkü param bitecek...

Tam 1 yıl önce taşındığım, en az 5 sene yaşamayı planladığım eve veda etmiş oldum. Kısa sürede çok güzel anılar birikti. Benden sonra yaşayacakların bu evde bıraktığımız sevgi ve anlayış dolu enerjiyi hissedeceklerinden eminim. Şimdi Arda'yla maceramızın yeni bir boyutuna geçiyoruz. Çok heyecanlıyım. Bence aksiyon alması en zor olan kısım geride kaldı. Şimdi güle oynaya yuvarlanabiliriz.

 işte bundan ötürü, hüznü artık bir ayıya bıraktık
 bir ayıya
 ister ormanda kullansın,
 ister buzdağında...

26 Haziran 2019 Çarşamba

Merhaba

Hayatımda yine bir sürü değişimler oluyor. Procrastination kanseri olduğum için (STOP ROMANTICIZING TEMBELLİK!!) oturduğum yerde kıvranıyorum. Sadece şikayet edip mızırdandığımı ve heyecanlanıp mutlu olmam gereken bu süreçte tembelliğim yüzünden huzursuz olduğumu biliyorum bu nedenle bugün işlerimi sıraladım. Bu da iş yerinde iş yapmamayı temel alan bir başka procrastination'ın konusu tabii. Hepimizin bildiği gibi that's how i roll.

1. İstifa mektubu
2. Evdeki eşyaların fotoğraflarını çekip internete koyma
3. Bir sürü koli bulma
4. Eşyaları kolilemeye başlama
5. İnterneti kapattırma

Şimdilik sıralamam bu şekilde.

Bütün bu süreçte bana destek olacağı yerde köstek olan biri var ki kendisi terörist kedim Balım'dır. Bayram tatili öncesi yanlışlıkla patisine basmamdan sonra delirip ayağıma saldıran ve sol ayak baş parmağımda sinir kaybına neden olan Balçöpü, aradan 1 ay geçmesine rağmen hala son derece gergin ve bir tek bana saldırıyor. Evde elimde lazerle geziyorum. Lazeri tuttuğum yere kendisini iteledikten sonra gideceğim yere gidiyorum. Sıkıntılı bir durum. Bu taşınma sürecinde de belirsizlikler silsilesi içerisinde olduğumdan büyük ihtimalle kendisini en az 1 ay süreyle birine bırakacağım. Bu esnada mekan değişimini yeni derdi edinip ayağımdan nefret etme derdini unutmasını umuyorum. Sonuçta kendisi bir kedi yani en nihayetinde. Heç!

18 Haziran 2019 Salı

Merhaba

Yine taşınıyorum

Merhaba