7 Kasım 2018 Çarşamba

Merhaba.

Bayır aşağı koşuyorum, umarım çarpmam.

15 Ekim 2018 Pazartesi

Geçen sene bugün gün boyu Ozan'da sims oynadıktan sonra akşam annemin ABLAN DOĞURUYOR telefonunu alıp uçarak (hayır  hiç de uçmayarak, önce kendi evime ordan esenler otogara) Ankara'ya gitmiştim. Benim hayalimde sabaha doğru doğması falan vardı ama ben otobüse bindiğim sırada, yani sanırım bu saatlerde doğmuştu. Güleç yüzlü minik balığım Alpkuş, iyi ki doğdun.



Haftasonu hem köyümün başkent oluşunu hem de Alptuğ'un doğum gününü kutlamak için Ankara'ya gittim. "Acaba ne kadar kaldı geri dönmeme" diye düşündüm durdum.

Gelirken bir çanta dolusu daha kitap getirdim. Bu ikiye bölünmüşlük kolaylaşacağı yerde iyice zorlaşmaya başladı.

-izleyip göreceğiz.


8 Ekim 2018 Pazartesi

sevgilim sevgilim
kuzey sanrısı gibidir
geceyi beşe filan böler
sonra ayılar hüzünden ölmez
sevgilim sevgilim
açlıktan ölür onlar

işte bundan ötürü
hüznü artık bir ayıya bıraktım
sevgilim sevgilim
bir ayıya
ister ormanda kullansın
ister buz dağında

                             Turgut Uyar

5 Ekim 2018 Cuma

İstanbul'da 3. senem.

Sanki 16 senedir buradaymışım ve yaşanacak bir şey, tanışacak insanlar, biriktirecek anılar kalmamış gibi hissediyorum. 

Bazen de çok kısa bir anlığına şöyle hissediyorum: BELKİ DE EĞLENCE YENİ BAŞLIYORDUR? OLABİLİR Mİ BÖYLE BİR ŞEY?

Sonra bu hissim bir anda kayboluyor: Yok beeee too old for this shit.

-lütfen olsun çünkü.

2 Ekim 2018 Salı

















Hop! Süzül. Hop! Koş. Hop! Ağla. Hop! Patla.

30 Eylül 2018 Pazar

Merhaba.

Bir süredir rölantiye alınmış hislerimle gezeleyip duruyordum. Cuma günü terapi sürecimi tamamladığımdan değil de, terapistim yurt dışına taşınacağı için terapimin son seansıydı. Güzel bir kapanış oldu aslında. Kendisine ilk seans panik içinde "BEN ANXIOUS ATTACHED'İM! BENİ SECURE TARAFA GEÇİRİN!" demiştim. Bugün ise rahatlıkla anxious attached filan olmadığımı söyleyebilirim. Aslında sadece bir label tutkunuymuşum sanırım. Ben anxious attached değilim, sen de avoidant değilsin. Ama bir şeyleri anlamlandırmaya ihtiyacım vardı o dönem ve John Bowlby epey destek oldu bana. İşin güzel yanı şimdi "ee madem anxious ve avoidant değilmiştik, O ZAMAN NEY İDİK?" diye yeni arayışlara girmiyor olmak. Öyleydik işte. Öyle bi, güzel bi şeydik, bana kalırsa.

Ne diyordum, rölantiye alınmış hislerimle gezeleyip duruyordum. Son seans bir açılım mı denir, dökülüm mü denir, artık her ne ise, yani ben normalde ağlarım, ağlak bir insanım, bu süreçte neden ağlamadım, ağlamam lazımdı, bu düşüncelerimi paylaştım ve sonra nihayet ağladım. Aslında tam ağlamak değildi, terapistin uzattığı peçeteyi alıp gözlerime bastırdım ve birkaç damla göz yaşım gözümden süzülemeden peçeteyi boyladı. Benim gibi bir ağlama üstadı için hiçbir şey, fakat yine benim gibi bir süredir ağlamayan bir ağlama üstadı için her şey.

Bu seanstan sonra sanırım ortalarda olmayan hüznüm yerli yerine gelmiş bulundu. Göğüs kafesime oturmayı çok seven fil, yerine yerleşti. Paşa gönlüm ve canım kendimde bir durgunluk söz konusu. Lafı uzatmaya gerek yok, KAFASI YENİ GELDİ.

-en azından bana ait olan uykumu geri aldım. bu da bi' şey.

23 Eylül 2018 Pazar

Merhaba.

Ağustos ayında Nilsu ve Scott 2-3 gece bende kalmıştı. Bu gece ev arkadaşım eve gelince "sana kart gelmiiiş!" dedi. Bir de ne göreyim!























Bu fotoğrafları yan yana koyamıyor muyuz ya?! Neyse. Öyle olsaydı çok daha güzel görünecekti bu post sanırım. Ama şekilciliği bir yana bırakalım, BU NE İNCE BİR DAVRANIŞTIR YA RABBB???
Düşünceli insanlara bayılıyorum. Şunun yarısı kadar bile düşünceli değilim ama olsun. Seviyorum. Düşünelim. Düşünelim. Naif.

Bu kartla birlikte evimde kontrolsüz bir şekilde büyüyen bir Minnesota zone olduğu gerçeğinden kaçamayacağım sanırım. Artık bu işin şakası yok.




















ps: Dün gece fotoğrafları paylaşmadan önce (twitter'da da paylaştım) adres kısmını karalamıştım ama buraya karalamadığım versiyonunu koymuşum yanlışlıkla. Yani bütün dünyaya evimin açık adresini göstermiş oldum. Bir anonim google maps link'i atmış yazıya yorum olarak. Aklım çıkıyordu. Niyetinin "salak bilge adresin görünüyor, gizle şunu" olduğunu düşünüyorum ama bunu daha düzgün bir şekilde belirtebilirdi bence her kimse. Valla bazen bütün buraları yakasım geliyor ha. Hadi baybay.