19 Eylül 2018 Çarşamba

"Bilişsel Devrim'den bu yana, Sapiens böyle bir günlük ikililikle yaşıyor. Bir tarafta nehirlerin, aslanların ve ağaçların nesnel gerçekliği; öte yanda tanrıların, milletlerin ve şirketlerin hayali gerçekliği. Zaman geçtikçe hayali gerçeklik daha da güçlendi; öyle ki bugün nehirlerin, aslanların ve ağaçların yaşamı hayali varlıklar olan tanrılar, milletler ve şirketlerin insafına kalmış durumdadır."

                                                                                                                                         Sapiens

13 Eylül 2018 Perşembe

10 Eylül 2018 Pazartesi

Kalk artık sabah oldu
Her taraf sesle doldu
Ufuk açtı, güneş doğdu
Okul vakti yaklaştı

Sürü gitti ovaya
Kuşlar uçtu havaya
Uykunun da tadı kaçtı
Okul vakti yaklaştı...

Anasınıfında okula ağlama krizleri geçirerek gidişlerim azaldıktan sonra annemle babam sabahları bizi uyandırırken bu şarkıyı söylerdi. Yine ağlayasım gelirdi ama o hüzün ve acı başlardaki kadar yoğun hissettirmiyordu. Biraz gözlerim doluyordu, önlüğümün yakası takılırken, ya da kahvaltı sofrasında, gülümsemeye çalışıyordum.

Servis beklerken, servisten inerken ve andımız okunduktan sonra, merdivenleri çıkarken, farkında olmadan ben, yavaaaş yavaş

kayboluyordu.

8 Eylül 2018 Cumartesi

Eylül geldi. Hava geçen senenin aksine mevsim normallerinde seyrediyor. Yağmur yağdığında toprak kokmaması hariç, her şey yolunda görünüyor.

Bugün haftalardır balkonda biriktirdiğim çöpleri çıkardım. 3 büyük boy çöp torbası. Bir sürü şarap ve bira şişesi ve dışarıdan söylenip duran yemeklerin çöpleri, birkaç torba boklu ve sidikli kedi kumu ve buzdolabında küflenmiş peynirler.

Yaz bitti.

-so sad, so sad.

3 Eylül 2018 Pazartesi

Bazı sabahları 3'e ayırabiliriz.

1) Toplu taşımayı kullanamayacak kadar keyifsiz sabahlar
2) Toplu taşımayı kullanamayacak kadar keyifli sabahlar
3) Toplu taşıma kullanımına herhangi bir etki etmeyecek hissiyatlı sabahlar.

Bu sabah toplu taşımayı kullanamayacak kadar keyifsizdi. Keşke sosyal medyadan para kazanıyor olsaydım ve bu yazı bir scotty virali olsaydı. Ama değil.

Büyüdük müyüdük diyoruz da, 21 yaşımdan beri beynimin gelişmediğine dair bir teorim ve bunun getirdiği bir dehşet var.

Bir yandan da "too old for this shit" falanı.

Vallahi nasıl olcek bu işler, hiç ama hiiiç bilemiyorum.

2 Eylül 2018 Pazar

O kadar mutsuzum ki.

-fffffuck.

26 Ağustos 2018 Pazar

Merhaba.

Ekim' e kadar boş olan odamı kiraya vermem gerekiyor. Şimdiye kadar 2 kişi evi görmeye geldi. İkisinde de dev bir skandal yaşadım. Hemen anlatıyorum;

Belli bir miktar olan kiramın yarısından bir miktar fazlasını talep ediyorum çünkü eşya ve emlakçı parası vs. verdim. Fakat lakin ki bu çok doğal olan hakkımı iki görüşmede de kötü bir dolandırıcı gibi aktardım. 

Olay şöyle gelişiyor: Kişi geliyor, biraz small talk, sonra evi geziyor, hmm iyiymiş falanı filanı derken yine bir small talk arasında KİRASI NE KADAR Kİ BU EVİN diye soruveriyor (ben kendilerinden talep ettiğim miktarı söylemiş oluyorum onlar gelmeden önce, fakat haklı olarak total miktarı da soruyorlar). Ben o an bir anda evin kirasını unutuveriyorum. Baya bildiğiniz, aklımda kira falan yok. Birtakım rakamlar uçuşuyor, onları ikiye bölüyorum, eklediğim miktarı düşünüyorum, ekliyorum çıkarıyorum, sanki itliğim, şerefsizliğim meydane çıkıyormuş gibi ateşler basıyor. Sessizlik büyüyüp bütün Feriköy'ü saranda ben bi şekilde bi şeyler söylüyorum, kimse bozuntuya vermiyor, konu değişiyor...

Yanlış anlamayın dolandırıcı değilim.

-malım.

Bir dahaki sefere alnıma kirayı yazayım da sıkıntı çıkmasın bari.

-eve gelenler umarım bir gün bu yazıya denk gelirler :::(