30 Temmuz 2019 Salı



Merhaba.

Bir önceki yazıda bahsettiğim bütün adımları tamamladım. Haftasonu güzel insanlarımla yorucu ama çok eğlenceli bir nakliye gerçekleştirdik. Geçen seneki taşınmamdaki tek başınalığımın karma point'lerini yiyorum sanırım. Çok fazla eşya dağıttım, attım, sattım. Buna rağmen hala çok fazla eşyam var ama yine de hafiflemiş hissediyorum. 8 iş günü sonra da işsiz olacağım. HARİKA DEĞİL Mİ ?! Umarım işsizliğim tam planladığım gibi 2 ay filan sürer. Çünkü param bitecek...

Tam 1 yıl önce taşındığım, en az 5 sene yaşamayı planladığım eve veda etmiş oldum. Kısa sürede çok güzel anılar birikti. Benden sonra yaşayacakların bu evde bıraktığımız sevgi ve anlayış dolu enerjiyi hissedeceklerinden eminim. Şimdi Arda'yla maceramızın yeni bir boyutuna geçiyoruz. Çok heyecanlıyım. Bence aksiyon alması en zor olan kısım geride kaldı. Şimdi güle oynaya yuvarlanabiliriz.

 işte bundan ötürü, hüznü artık bir ayıya bıraktık
 bir ayıya
 ister ormanda kullansın,
 ister buzdağında...

26 Haziran 2019 Çarşamba

Merhaba

Hayatımda yine bir sürü değişimler oluyor. Procrastination kanseri olduğum için (STOP ROMANTICIZING TEMBELLİK!!) oturduğum yerde kıvranıyorum. Sadece şikayet edip mızırdandığımı ve heyecanlanıp mutlu olmam gereken bu süreçte tembelliğim yüzünden huzursuz olduğumu biliyorum bu nedenle bugün işlerimi sıraladım. Bu da iş yerinde iş yapmamayı temel alan bir başka procrastination'ın konusu tabii. Hepimizin bildiği gibi that's how i roll.

1. İstifa mektubu
2. Evdeki eşyaların fotoğraflarını çekip internete koyma
3. Bir sürü koli bulma
4. Eşyaları kolilemeye başlama
5. İnterneti kapattırma

Şimdilik sıralamam bu şekilde.

Bütün bu süreçte bana destek olacağı yerde köstek olan biri var ki kendisi terörist kedim Balım'dır. Bayram tatili öncesi yanlışlıkla patisine basmamdan sonra delirip ayağıma saldıran ve sol ayak baş parmağımda sinir kaybına neden olan Balçöpü, aradan 1 ay geçmesine rağmen hala son derece gergin ve bir tek bana saldırıyor. Evde elimde lazerle geziyorum. Lazeri tuttuğum yere kendisini iteledikten sonra gideceğim yere gidiyorum. Sıkıntılı bir durum. Bu taşınma sürecinde de belirsizlikler silsilesi içerisinde olduğumdan büyük ihtimalle kendisini en az 1 ay süreyle birine bırakacağım. Bu esnada mekan değişimini yeni derdi edinip ayağımdan nefret etme derdini unutmasını umuyorum. Sonuçta kendisi bir kedi yani en nihayetinde. Heç!

18 Haziran 2019 Salı

Merhaba

Yine taşınıyorum

Merhaba

14 Mayıs 2019 Salı

Nisan ayı boyunca hiç yazmamışım. Bu blog'ta pek sık rastlanan bir şey değil bu.

Bugün 14 mayıs. Yani dün 13 mayıs'tı. Yani, doğum günümdü. 28. yaşımı da bitirmiş bulunmaktayım. Hayatımın en iyi doğum günüydü galiba. Yani şöyle bi düşünüyorum, çok güzel doğum günlerim oldu tabii. Yarıştırmak gibi bir niyetim de yok, belki de hissettirdiklerini unuttum, ama şu an böyle hissediyorum. En iyisiymiş gibi hissediyorum.

Hayatımın en değişik zamanlarından geçiyorum. Her şey aşık olmamla başladı. Ama aşık olmak tek başına bir şey ifade etmiyor, her şey aşık olduğum kişinin hayal edebileceğimin çok daha fazlası olmasıyla başladı. Kendimi hiç olmadığım kadar güçlü hissediyorum. 2015 yılına kadar yaklaşık 10 sene boyunca bütün enerjimi İstanbul'da yaşamaya harcamıştım, birkaç ay içerisinde bütün enerjimi hür irademle tam tersi için harcayacağım mesela. AY NELER NELER.

28. yaşım çok güzeldi. 29 çok büyük bir rakam.
Sayıları hiç bilemem.
Matematiğim çok kötü.
Bana kalırsa 8 senedir 21 yaşımdayım.
Seneler önce, Devrim'de deliler gibi bağırdığım gibi:

YİRMİBİİİİRRR!!!

13 Mart 2019 Çarşamba

Pangaltı durağındaki çiçekçilerden bir demet mimoza alıp koklaya koklaya eve yürüdüğümüz 2019'un ilk bahar sıcaklığındaki gününü hiç ama hiç ama hiç unutamam ki.

4 Mart 2019 Pazartesi

4 saat dizinde yattım, 4 saat aralıksız saçlarımla oynadı.

IS THIS HEAVEN

or what?

14 Şubat 2019 Perşembe

Yeniden resim yapmaya başladım.
Yeniden anlık yazmaya başladım.
Yeniden fotoğraf çekmeye başladım.

Sevdiğim şeyleri yeniden hayatıma sokmak kendimi çok iyi hissettiriyor.

Çevrenin küçüldüğünü fark etmek başta nasıl da sancılı ve çıldırtıcı ama her şey yerli yerine oturduğunda oluşan sakinlik ne kadar da muazzam. Adulting'in şimdiye kadarki en sevdiğim yanı bu oldu. Artık sana ilham veren güzel insanlardan fazlasını yakınında tutmuyorsun. Bozulan çamaşır makineleri ve doğalgaz sayacının mühürlenmesi filan bir yana, çekirdek çevremle kurduğum canım ilişkiler...

-14 Şubat et yemeyişimin 5. ayı kutlu olsun!